29 Ekim 2009 Perşembe

Halic`te bir gun - A Day in Goldenhorn


Halic-Goldenhorn, Istanbul October 2009


Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009

Haliç (İlhan Berk)

Ve Haliç çocuk dişleri gibi dedim.
Gülünce Çıkan. Esmer.
Esmer uyanması gibi vücudumun
Bir yerinin bir deniz müzesinde iki foklu bir pelikanlı
Ve korkunç hüzünler taşıyan
Ve Eylül yüzlü...


Eyup Cemetery, Halic - Istanbul,  October 2009
...
Hava düştü Kağıthane tarafında diyorum sonra da

Ve Eyüp’e bakıyorum. Eyüp’de su suya benziyor
Bir ev bir eve. Bir yaprak bir yaprağa.
Ve incecik çiziyor geceyi bir kağıt bir ağaç.
Ve eski yeşil denilen bir yeşil
Ve bir su çarkı
yavaş yavaş dönen. Bir atın çektiği gözleri bağlı.
Sefil...

 


Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009


Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009



Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009

...
Uzuyor su. Kasımpaşa’da bir balıkçının tablası

Nişancı Ahmet Paşa Çeşmesi. Çarklı bir Şirket-i Hayriye vapuru
Ki yalnız Fener’e, Kasımpaşa’ya, Eyüp’e uğrar ve
Elli hissesini Valide Sultan almıştır
Ve hamalları Karahisarlıdır. Sudadır sonra hep gözleri
Ve elleri.
Ve incecik kemiği bir şiirin
Bir deniz kıyısında...

İlhan Berk (1918-2008)

 

Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009


Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009



Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009



Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009

Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009


Halic - Goldenhorn, Istanbul October 2009


Copyright © 2009 Sibel Gögen

Bozcaada -Tenedos



Bozcaada Bay, October 2009, Canakkale-Turkey

Akis

Sen çaldıkça Teodorakis

Bir mor yağıyor üstüme...
Dudaklarım öpüşmekten mosmor...
Bir putum sanki ilahilerle
denize fırlatılmış
Ve bir deniz yağıyor üstüme


Bakma sen sevgili Teodorakis
Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine!
Avluların o en çakırkeyiflisine
Mısır daneleri gibi serpilmişler ama
Mısır danesi değil ki bu adalar
Ne de biz güverciniz...

Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden
Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle
Birbirimize
Ve kendimize
Bilakis
Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme

Can Yücel (1927 - 1999)


Bozcaada Bay, October 2009, Canakkale-Turkey


Bozcaada Marina and fishermens nets, October 2009, Canakkale-Turkey


Bozcaada Fishermens Port, October 2009, Canakkale-Turkey


Bozcaada Fishermens Port, October 2009, Canakkale-Turkey



Bozcaada Fishermens Port, October 2009, Canakkale-Turkey


Bozcaada Streets, October 2009, Canakkale-Turkey



Bozcaada Fishermens Port and The Bozcaada Castle, October 2009, Canakkale-Turkey



Bird view of Bozcaada Bay from the Bozcaada Castle, October, 2009


Bozcaada’ya yaklaştıkça ilk gözünüze çarpan heybetli görüntüsüyle kalesi olur.Bu oldukça iyi korunmuş kalenin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Venedik,Ceneviz ve Bizanslılar döneminden beri kullanıldığı bilinmektedir. Ada’nın kuzeydoğu burnu üzerine kurulmuş olan kale, Osmanlı döneminde önemli konumu sebebiyle Fatih Sultan Mehmet tarafından esaslı bir şekilde onarılmıştır.Venedikliler’e geçip geri alındıktan sonra esaslı bir tamir görüp genişlemiştir. Kalenin 1703,1706 yıllarında ve 1714 ‘de Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa tarafından tamir ettirilmiştir. En önemli tamirinin 2. Mahmut tarafından 1815 yılında yaptırıldığını,adeta kalenin yeniden yaptırıldığını taşıdığı kitabelerden anlamaktayız.



Bozcaada Castle is one of the best preserved castles of Turkey. However, formerly known as Tenedos who has built it for the first time and when, nobody knows. The form of the existing castle dates back to Sultan Mehmet the Conqueror’s time, when it was rebuilt on the ruins of that castle used by the Phoenicians, Genovese, and the Venetians (1455). During the period of Köprülü Mehmet Pasa, it underwent a major restoration after the damages caused by the fights between the Venetians and the Ottomans (1657). During the reign of Mahmut II, it was almost completely rebuilt and has kept its appearance ever since (1815).


Blue &White in Bozcaada Streets, October 2009, Canakkale-Turkey


Daily Life in Bozcaada, October 2009, Canakkale-Turkey


Bozcaada View from the Castle, October 2009


Bozcaada Bay, October 2009


Copyright © 2009 Sibel Gögen

11 Ekim 2009 Pazar

Fall 2009 - Sonbahar 2009


Ankara Dikmen Vadisi, Ekim 2009- Ankara Dikmen Valley, October 2009



Ankara Dikmen Vadisi, Ekim 2009- Ankara Dikmen Valley, October 2009


Ankara Dikmen Vadisi, Ekim 2009- Ankara Dikmen Valley, October 2009


Ankara Dikmen Vadisi, Ekim 2009- Ankara Dikmen Valley, October 2009



Kedi ve sonbahar, Antalya Fall 2009 -  Fall and the cat, Antalya Fall 2009


Ankara Dikmen Vadisi, Ekim 2009- Ankara Dikmen Valley, October 2009


Copyright © 2009 Sibel Gögen

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Inciralti ve tembel kediler- Inciralti and the lazy cats

The lazy cats in inciralti fishermen`s port- Inciralti balikci barinaginda tembel kediler, August 2009, Izmir


Tembel kedi, inciralti balikci barinagi, Agustos 2009- The lazy cat, inciralti fishermen`s port, August 2009


The lazy blond-Tembel sarisin, Agustos 2009



Yakamoz, inciralti, Agustos 2007


inciralti balikci barinagi, Izmir, Agustos 2009- inciralti fishermen`s port, Izmir August 2009


Inciralti balikci barinagi, Agustos 2009 Izmir- inciralti fishermen`s port, August 2009 Izmir


Copyright © 2009 Sibel Gögen

30 Haziran 2009 Salı

Chinese ink photos of Constance Lake - Konstanz Gölü`nden çini mürekkebi fotolar

The old Roman Castle in Bregenz, currently serves as a hotel, Vorarlberg Austria, May 2009


Lion of Bavaria, Lindau, May 2009-Germany
Lindau's famous harbour, which is still regarded today as the most attractive anywhere on Lake Constance, was completed in 1856. The 6m high monument with the lion looking over the lake is a work by the sculptor Johann von Halbing. The Bavarian heraldic emblem flanks the harbour entrance together with the 33m high lighthouse. Thousands of lights create a magical harbour atmosphere.


Lindau Harbour, Konstanz Lake, May 2009


The Diebsturm, Lindau, May 2009, Bavaria, Germany

The Diebsturm, also called the Malefizturm or Stadtknechtsturm, was built around 1370 as the most westerly point of the old town wall. In the Middle Ages, it served as a prison. The coloured roof tiling originates from the last century.


Bregenz, May 2009, Austria


Konstanz Lake, May 2009, Austria


Konstanz Lake, May 2009 Austria


Konstanz Lake, May 2009 Austria


Konstanz Lake, May 2009 Austria


Surf on Bodensee, May 2009 ,Germany


Pfander, May 2009, Austria


Freedom, Bodensee, May 2009



Gone with the wind, The Alps, May 2009



Copyright © 2009 Sibel Gögen

14 Haziran 2009 Pazar

Bir Zamanlar- Once Upon A Time

Akcay, 1981, soldan saga; Ayten, Serpil, Süreyya, Semih, Sedat, Sibel


These photos are taken by my mom and dad . Scanned from their original analogue B&W copies.

Bu fotograflar annem ve babam tarafindan cekildi. Orijinal analog siyah-beyaz kopyalarindan taranmistir.
...

Istanbul- Buyukada, 1971 , soldan sağa; Süreyya, Sibel, Semih




Kayseri, 29 Ekim 1975 ,





Izmir - Kuşadası, 1973



Kayseri, 1967, Annem, Babam ve ben


Akçakoca, 1964, soldan sağa; Güner, Alphan, Nahit


Kayseri, 1968


Kayseri, 1970, Bulent, Sibel

Ankara, 1967 Alphan, Güner

Kayseri, 1974


Ankara, 1961 , Nahit&Güner

Unye, 1975

Kayseri, 1967, Süreyya & Sibel

Izmir, 1974

Kayseri, 1972, Sibel&Serpil


Kayseri, 1975, soldan saga; Sebnem, Figen, Serpil, Semih, Süreyya, Eskimo evindeki Sibel


Izmir, Urla, 1973



Ünye, 1975, Sibel & Süreyya



Istanbul, 1971, Ayten, Serpil, Sibel, Semih, Süreyya


Kayseri, 1970 Babam ve Ben




Kayseri, 1973, Serpil & Karagöz


Unye, 1967, Ayten, Sedat, Gülten



Copyright © 2009 Sibel Gögen

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Voyage to Mars - Mars' a Yolculuk

Shadow on Mars, Phaselis- Kemer, December 2008 - Mars'taki Gölge, Kemer-Antalya, Aralık 2008
Voyage to Mars!

Proud of going to be the first female astronaut landing on Mars, she was looking to the large screen in front of her. The space shuttle was in total darkness, only a red “Exit” sign was blinking on top of the ceiling. She fastened her seatbelt, took a deep breath as the shuttle took of with a noise, her feet were off the ground in a few seconds.
The blue atmosphere of the Earth disappeared from the screen and she was floating in the middle of the Galaxy, cleaving among the bright stars and meteorites while gradually getting anxious. As the red planet appeared on the front screen, she felt tachycardia, sweating and heebie jeebies. Her accelerated heartbeats could be heard even from a long distance. She was feeling like suffocating as the space shuttle banged on the Red Planet.
Even there weren’t any technical problem related with the cabin pressure, she was gradually sweating. It was still dark inside, the red exit sign was still blinking as the screen was displaying the cold, red lonely surface of Mars with crater lakes on.
She tried to breathe deeply and convinced herself that everything was in its normal course. Her tachycardia was worsening and she was feeling a disturbing nausea. Desperately looking at the red “Exit” sign, she unfastened her seat belt. The cabin pressure must be decreasing that she was in need of oxygen and fresh air. Feeling herself on a seesaw on the red rough surface before fainting, she reopened her eyes on a White Planet.
A doctor in a white coat was smiling at her tenderly. He was explaining her that a “claustrophobia” can be triggered by enclosed spaces, like the flight simulation game “Voyage to Mars” she attended in the Funfair.

© Voyage to Mars by Sibel Gögen (May 2009)



Copyright © 2009 Sibel Gögen

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Zeytin ağacı - Olive tree - Maslina

Zeytin agaci, Teleferik Izmir, 2009 - Olive tree, Teleferik Izmir, 2009

"...Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından..."

"...I mean, you must take living so seriously that even at seventy, for instance, you'll plant olive tree, not for your children, either,but because although you fear death you don't believe it, because living, I mean, weighs heavier..."

NAZIM HIKMET RAN ( Yasamaya Dair- On Living 1947)


Zeytinlikte bir bahar gunu, 1997 Cesmealti-Izmir- A spring day among olive trees, 1997 Cesmealti-Izmir


Olive tree in Teleferik Izmir - Izmir Teleferik`te zeytin agaci, 2009


SİTEM
Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yâr yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.
Yâr yâr!..
Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yâr yâr
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975)

Zeytin agaci-Olive tree, Teleferik Izmir 2009



Copyright © 2009 Sibel Gögen

05 Mayıs 2009 Salı

THE MUSSEL HUNTER -MIDYE AVCISI


Midye Avcilari, Inciralti Balikci Barinagi, Aralik 2008, Izmir - Mussel Hunters, Inciralti fishermen`s cove, December 2008, Izmir

...

The Mussel Hunter
Like an astronaut on a spaceflight, he was moving slowly. Tied to an old wooden spacecraft with a mossy rope, he was wearing a water-resist suit completed with a handmade waistcoat and a grey beret. A red sack was elegantly floating behind him on the infinite foggy blue. His legs were not seen, while his wet hands were slowly dipping the shovel, scraping the sand and then filling the worn sieve.
As if in California Gold Rush, his eyes were shining brightly with each black jewel appearing among the sand on the sieve. He was diligently combing out his treasure and filling the red sack tied on his waist.
Shouldering on the shovel and proud of his shiny treasure in the red sack, he hit the road with the old boat. The infinite blue was turning to a golden color as if the bright stars of a close galaxy were blinking in the seashore.
He had never seen a sea or mussels until he left the far village to earn enough money for his wedding. His fiancée gave him the waistcoat and the beret with tears on her eyes and warned him not to get cold. Yet, water drops were flowing over the yellow rubber boots, forming a small lake around his feet. He wrapped himself to the soaking wet waistcoat.
He dreamt of their wedding ceremony with golden jewels on her beloved’s white wedding dress. They will be sitting in one of the bright seaside cafes to order stuffed mussel served with lemon. He will gently open each black shiny shell, squeeze the lemon in them and put in her tiny pink mouth. She will be feeling the delicious taste of the each black jewel, while watching the slowly moving mussel hunters in the infinite blue.

© Mussel Hunter by Sibel Gögen (April 2009 )

Midye Avcilari, Inciralti Balikci Barinagi, Aralik 2008, Izmir - Mussel Hunters, Inciralti fishermen`s cove, December 2008, Izmir


Copyright © 2009 Sibel Gögen

27 Nisan 2009 Pazartesi

Bence sen de şimdi herkes gibisin

Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
çektim kuyudan suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
NAZIM HIKMET RAN
BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN

Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.

NAZIM HIKMET RAN

HASRET

Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekler beni
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta
Koşuyorum ardından.

NAZIM HIKMET RAN


Copyright © 2009 Sibel Gögen

26 Nisan 2009 Pazar

Bistra Voda - Berrak Su - Clear Water

Gocek Koyu-Gocek Cove, Turkey,2007

BISTRA VODA
Pitao sam neke ljude u mome kraju
gdje mi duša stanuje
Jer tajnu za mene
kažu kriješ draga
Pitao sam da mi vrate
ono vrijeme, dane, sate,
proljeće
Na ljubav miriše
Tako kažu
Rodi meu majsku zoru
Kupaj meu bistroj vodi
Čuvam jedan cvijet
kad svi drugu odu
Čuvam te
dok sam živ

REGINA

Fethiye-Turkey, September 2008

Antalya Duden Falls, March 2007-Turkey

Fatsa - Turkey, June 2008



Denizin Delisi


Unutmak mı?
Delisin,
Gitmesem de bekler orada deniz.
Gelirsem bilmelisin
Benim beklememdir burada deniz.
Gitmek gibi geleceğim
Denizin delisine.
Delinin denizi gibi,
O ne kadar giderse.

Özdemir ASAF

Pelit Tepesi - Pelit Hill, Bolaman-Turkey, July 2008

Phaselis Kemer, Antalya Turkey, November 2008


Vilnia Nehri- Vilnia River, Villnius Lithuania, February 2006

Ankara, Dikmen Vadisi-Dikmen Valley of Ankara, Turkey, Fall 2008
Seals Siesta, La Jolla Coves, California-USA, 2005


Bodrum Castle, Turkey, July 2007

Phaselis-Kemer Antalya, November 2008

Bodrum-Yalikavak, Turkey, July 2007

Bodrum Gumusluk, July 2007
Latin Koprusu, Saraybosna-Latin Bridge, Latinska Cuprija, Sarajevo May, 2007, Bosnia and Herzegovina

My sister, Vilnius River, Lithuania, February 2006


FERMAN

Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Bazı nehirler tükenmek için akar
Günlerce gezdim bu mısraın haysiyetiyle
Benimdir
Sormuştun bir keresinde
Sen çok aşık olmuşsun bense ilk
Yalnızca buymuş gibi aramızdaki eşitsizlik
Oysa aşk siyasetnamedir
Sınıf duvarlarına asılan ferman kesinliğinde
Evet, çok aşık oldum senden önce
Ama seninle öğreniyorum sevmeyi
Kırk yılda öğrendim şu kadarcık gerçeği
Şimdi hem aşığım sana hem seviyorum seni
Sırf bu sözün hatırına yirmi yıl sonra yeniden oku bu şiiri
Senindir
Ferman senindir

Murathan MUNGAN

Neretva River, Bosnia and Herzegovina, May 2007


Buna Nehri-Buna River, Blagaj, Bosnia and Herzegovina May 2007


Copyright © 2009 Sibel Gögen

12 Nisan 2009 Pazar

Arka Bahçem ve Ilkbahar - Spring and My Backyard - Prolece i Moje Baštica - Frühling und meine Garten

Arka bahcemde menekşeler, violets in my backyard, April 2009 Ankara

Menekşe

Biz de bilirdik yâre giderken
Menekşe yollamasını
Ama arkadaşlar açtı
Yedik menekşe parasını
...
Nazım Hikmet Ran

Arka bahcemde menekseler, Violets in my backyard, April 2009 Ankara

Bir eflatun menekşe
Sevdalı bir
menekşe
tanırdım
eflatun
özgürlükte açan.
başkasının sevinci
onun da sevinciydi
inci kolyelerle
süslü
boynuna hiç
ölüm yakışmazdı ki.
geceleyin,
kuş uçar
uyanır menekşe
sanki kapısı çalan
onunki.
sevdalı menekşem
hercai eflatunum
üzgünüm
seni ben
soldurdum
seni ben öldürdüm
bir saksı yaparak
yaşadıklarımızdan.
Dr. Behçet Aysan


Bir dilek tut! Arka bahcem, Mayis 2008 Ankara- Make a wish, My backyard May 2008 Ankara



Arka bahcemde erik agaci- Plum tree in my backyard, April 2009 Ankara

...

Bu sabah mutluluğa aç pencereni
Bir güzel arın dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden
Çocuğum uzat ellerini
Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı
Duy böyle koşturan sevinci
Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor
Toprak ananın kalbi
Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan
Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın
Baharın gençliğin ve aşkın
Türküsünü söyliyelim bir ağızdan

Ataol Behramoğlu
...

Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara, My backyard, April 2009

Cim bom, arka bahcem, Nisan 2008 Ankara - Cim bom, my backyard, April 2008
YARIDA KALAN BİR BAHAR YAZISI
Vurdu kalın parmaklar
yazı makinamın dişlerine.
Kâğıtta her harfi majiskülle dizilmiş
üç kelime var ;
BAHAR
BAHAR
BAHAR...
Ve ben şair musahhih
ve ben hergün
iki liraya
2.000 kötü satır okumaya
mecbur olan adam,
ve ben
neden
bahar geldi de hâlâ
muşambası kopuk
kara bir koltuk
gibi oturmaktayım?
Kasketini kendi kendine giydi kafam,
fırladım matbaadan
sokaktayım .
Yüzümde mürettiphanenin
kurşunlu kiri,
cebimde 75 kuruşum var.
HAVADA BAHAR...
Nâzım Hikmet RAN

Arka bahcemde erik agaci, Nisan 2009, Ankara - Plum tree in my backyard, April 2009 Ankara


Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009 Ankara


Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009, Ankara

Arka bahcemde pembe sumbuller, Nisan 2009, Ankara - Pink hyacinth in my backyard, April 2009 Ankara

Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009, Ankara



Arka bahcemde kirmizi sardunyalar, Nisan 2009 Ankara - Red geraniums in my backyard, April 2009 Ankara

Arka bahcem, Nisan 2008, Ankara - My backyard, April 2008, Ankara


Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009, Ankara

Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009, Ankara


Copyright © 2009 Sibel Gögen

10 Nisan 2009 Cuma

Rüzgar -Vetar -Wind

Blown away, Ankara April 2008

...

RÜZGÂR

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim.
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.
Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir.
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.
Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.
Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallamıştır
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.
Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler...
Toz toprak gözlerine gitmiştir.
Kentlere de uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür.
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.
Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim.
Soraydım söylerdi herhalde
Soramadım.

Cahit Külebi (1917-1997)
...
Dandelion clock, December 2007, Ankara



Thorny cotton candy, Ankara October 2008

...Yıldızlar

rüzgâr

ve su.

Başüstünde bir gemici korosu

su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor,

yıldızlar gibi

rüzgâr gibi

su gibi bir türkü...

Nazım Hikmet Ran (Bir Gemici Türküsü)

Gone with the wind, Ankara April 2008


Dandelion clock in the poppy field, May 2008 Ankara

Dandelion alone, December 2007, Ankara

Dandelion clock, Ankara June 2008


Dandelion clock in the poppy field, Ankara May 2008


Dandelion clock, Ankara June 2008


Copyright © 2009 Sibel Gögen

25 Mart 2009 Çarşamba

Eski Kapı - Old Door- Stari Vrata - Das Alt Tür

Ankara Kalesi`nde eski kapi, 2008-Old door in Ankara Castle 2008
...
Güneş Çaldı Kapımı
çok yalnızdım ve güneş çaldı kapımı
sürgünden yeni dönmüştüm, makronissos
orda kurak ve ıssız bir yüreğim vardı
şimdi sizin yürekleriniz gibi
onu da getirmiştim.
arkadaşlarım hariçherkes beni terketmişti.
yaşamım uzun bir deniz yolculuğuna dönüşmüştü
git git varılmayan kıyısız bir deniz.
evet, herkes terketmişti
sevgili ve hüzünlü pire
eleni bile.
ve güneş çaldı kapımı
kapımı çaldı güneş.
gerisini biliyorsunuz.
Dr.Behçet AYSAN (1949-1993)

Ankara Kalesi`nde eski bahce kapisi,2008- Old gate in Ankara Castle, 2008

Ankara Kalesi`nde mavi kapi 2008-Blue door in Ankara Castle, 2008
...
Eski Kapı
Kadınların istediği
Mavilik midir
Gece midir
Kocalar yaşlanır da anlayamaz...

Fazıl Hüsnü DAGLARCA (1914-2008)
...
Ankara Kalesi`nde eski tahta kapi, 2009 - Old wooden door in Ankara Castle 2009


Dario Moreno Sokak`ta bir kapi, Izmir 2008- A door in Dario Moreno Street, Izmir 2008


Bodrum Kalesi`nde eski kapi 2007 - Ancient door in Bodrum Castle 2007


Kapi onunde kediler, Dario Moreno Sokak Izmir 2008- Cats in front of the door, Dario Moreno Street Izmir 2008


Eski kapi, Unye 2008- Old door, Unye 2008


Kapi ve kilimler, Ankara Kalesi 2007- Door and the rugs, Ankara Castle 2007


Kapilar, Ankara Kalesi, 2008- Doors, Ankara Castle 2008


Kilitli tahta kapi, Ankara Kalesi 2009- Locked wooden door, Ankara Castle 2009


Copyright © 2009 Sibel Gögen

15 Mart 2009 Pazar

Saklı Su- Verborgenes Wasser- Skriven Voda -Hidden Water

The Source of Buna, Blagaj, Bosnia & Herzegovina, May 2007


Hidden Water from the caves, Antalya Duden Falls, March 2006

Saklı Su

Ürperen yaralara çıplak
Havaların değmesi
Acır.
Korkunuz nerdeyse
Bir şey söylenecek, bir şey sorulacaktır.
Sekiz sokak önceden sezmeniz
Adımlar yöneldi,
Bir daralış gönlünüzde
Ortalık karardı.
Anla sıkıntımı geç git dost,
Nedendir sorma.
Gür bitkiler altında bir benim için akar
Alıngan, onurlu
İstemez görsünler saklı su.

Behçet Necatigil (1954, Eski Toprak kitabından)


Verborgenes Wasser

Auf zuckenden Wunden nackt
Das Berühren der Luft
Die Wunde schrinnt.
Ihre Angst, dass gleich
Jemand etwas sagt, etwas fragt.
Acht Strassenzüge vorher spüren Sie,

Die Schritte naehern sich,
Eine Beengung in Ihrer Brust
Es wurde finster.
Versteh meine Unruhe, lass ich in Ruh, Freund

Frag nicht nach dem Grund.
Unter üppigem Gewaechs fliesst nur für mich
Empfindlich, selbstachtend
Verborgenes Wasser, will nicht, dass man es sieht.

Behçet Necatigil (1954)
http://www.necatigil.com/


Water among the rocks, Antalya Duden Falls March 2006


Antalya Duden Falls, March 2006

Antalya Kemer Phaselis, November 2008

Antalya Duden Falls, March 2006

Ducks, Antalya Kemer Phaselis, November 2008

Duscks, Antalya Kemer Phaselis, November 2008

Copyright © 2009 Sibel Gögen

08 Mart 2009 Pazar

Gölgesi - Her Shadow

"Gölgesi", Kemer - Antalya Kasim 2008, - "Her Shadow", Kemer Antalya November 2008
taken by Canon EOS 350D
Gölgesi

Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heyecansız ki onun,
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi

Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakika durmuyor...

Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor
Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım
Ben ki bir çok kereler kırılmışım, kırmışım
Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı
Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı
İçimde alev alev tutuştu yangın gibi
Bir dakika kendimin olamadım sahibi
Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim
Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim.

NAZIM HIKMET RAN

Copyright © 2009 Sibel Gögen

The Kite Runner- Uçurtma Avcısı

The Kite and The Woman, Antalya Belek-2008, Photo taken by Bahadir Utku GOGEN




THE KITE RUNNER
UÇURTMA AVCISI





"The Kite Runner" is a novel by the author Khaled Hosseini, tells the story of Amir, a young boy from the district of Kabul, who betrayed his best friend Hassan, the son of his father's Hazara servant but lives in regret. The story is set against a backdrop of tumultuous events, from the fall of the monarchy in Afghanistan through the Soviet Union, the mass exodus of refugees to Pakistan and the United States, and the rise of the Taliban regime. The Kite Runner is about friendship, betrayal, and the price of loyalty was adapted into a film with the same name in 2007.

"Khaled HOSSEINI" was born in Kabul, Afghanistan, in 1965 is also a medical doctor an internist. While in medical practice, Hosseini began writing his first novel, The Kite Runner, in March of 2001. In 2003, The Kite Runner, was published and has since become an international bestseller, published in 48 countries. In 2006 he was named a goodwill envoy to UNHCR, the United Nations Refugee Agency. His second novel, A Thousand Splendid Suns was published in May of 2007. Currently, A Thousand Splendid Suns is published in 25 countries. He lives in northern California.



The happy couple, Ankara, March 2008
...
The Kite runner, March 2008, Ankara


Copyright © 2009 Sibel Gögen

18 Şubat 2009 Çarşamba

Sisters

Nermin & Nur Sisters, Ankara- February 2009


Little Sister

Well, I dated your big sister
And took her to a show
I went for some candy
Along came jim dandy
And they snuck right out of the door
Ev’ry time I see your sister
Well she’s got somebody new
She’s mean and she’s evil
Like that old boll weevil
Guess I’ll try my luck with you
Well, I used to pull your pigtails
And pinch your turned-up nose
But you been a growin
’And baby, it’s been showin’
From your head down to your toes
Little sister, don’t you
Little sister, don’t you
Little sister,
don’t you kiss me once or twice
Then say it’s very nice
And then you run
Little sister, don’t you
Do what your big sister done
...

Elvis Presley



Ayten & Gulten Sisters 1968 Unye


Sibel & Serpil Sisters, Fatsa 2008
Sibel & Serpil Sisters,January 1972 Kayseri-Turkey

Sibel & Serpil Sisters, Istanbul 1971



Copyright © 2009 Sibel Gögen

07 Şubat 2009 Cumartesi

Kırmızı Balon -The Red Balloon (suluboya fotograflar - watercolor photos)

Kırmızı Balonlu Kız, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami 2008, Ankara- Girl with The Red Balloon, National Independence and Childrens` Festival Ankara, 2008.
...
Kırmızı Balon- Erdal Öz, Can Yayınları, 1990

“Fransız film yönetmeni Albert Lamorisse'in çocuklar için yarattığı Kırmızı Balon adlı filmi ilk gördüğümde 20 yaşındaydım. İlerleyen yıllar içinde birkaç kez daha gördüm. Son olarak da video kopyası geçti elime. Her izleyişimde o çocukça hüznü yeniden yaşadım. Filmin kahramanı küçük Pascal, filmin bir yerinde 'balon' diye seslenir. Filmdeki tek konuşma da budur. Video bantı günlerce, kare kare izledim; ince ince notlar aldım; sonra da geçtim makinenin başına, bu kitabı yazdım. Bu güzel filmin yazılı bir öyküsü yoktu. Ama şimdi var. Elinizdeki kitap, Albert Lamorisse'in yarattığı Kırmızı Balon adlı filmin kitabıdır; sevgili küçük Pascal ile kocaman Kırmızı Balon'un yazılı öyküsüdür. Yazarken, bir amacım da, kitabı, filmin yaratıcısı Albert Lamorisse'e göndermek, onu şaşırtmaktı, sevindirmekti. Artık onun yaşamadığını nereden bilebilirdim. Bu büyük ustanın, hem de yine çocuklar için yeni bir filmin çekimi sırasında bir helikopter kazasında ölmüş olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Çok sevdiğim bu kitabımı, onun filminden aldığım birkaç fotoğrafla süslemekten kaçınmadım. Altında yattığı toprak yığınından gökyüzüne renk renk balonlar uçuran sevgili Albert Lamorisse'e adıyorum bu kitabımı.
Toprağına balonlar yağsın.”
Erdal Öz (1935 - 2006)

...
Kırmızı Balonlar ve Çocuk, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami 2008, Ankara- The Red Balloons and The Child, National Independence and Childrens` Festival Ankara, 2008.

Balonlar ve Ben, Kayseri Cumhuriyet Meydani, 1968 Fotografi annem cekmisti- Balloons and Me, Republic Square Kayseri 1968, Photo was taken by my mom.


Balonlar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami 2008, Ankara- Balloons, National Independence and Childrens` Festival Ankara, 2008.

Baloncu, Izmir Cumhuriyet Meydani, Agustos 2008 Izmir- Balloon Seller, Republic Square Izmir, August 2008

Baloncu, Izmir Kordon, Aralik 2008- Balloon Seller, Izmir Kordon, December 2008




Mutlu Yillar, 5 Kasim 2008, Ankara- Happy Birthday, 5 November 2008 Ankara.

Kedi ve Balonlar, Aralik 2008 Inciralti Izmir - The Cat and Balloons, December 2008 Inciralti Izmir

Kocaman Mavi Balonlu Çocuk, Izmir Karsiyaka Iskelesi, Aralik 2008 Izmir- Child with The Huge Blue Balloon, Izmir Karsiyaka December 2008



...
Benim balonlarım vardı

Benim balonlarım vardı
Onları kimler aldı
Mutlu bayramlar vardı
Kimbilir nerde kaldı
Dostumdu benim balonlar
Çocuklar beni anlar
O çocuklar ve o balonlar
O çocuk yüzlü bayramlar şimdi nerdeler
Hani nerde o ışıklar çocuksu sevgiler
Gitti mi yoksa yine gelir mi o günler
Nerde kaldı masallar sevgiler günler
Söylenen bütün masallara inanırdık
Onlar mı bizi kandırdı biz mi aldandık
Bayramları bekler bayramları yaşardık
Bayramlar mı eskidi bizler mi yaşlandık
Benim balonlarım vardı
Onları kimler aldı?
Mutlu bayramlar vardı
Kimbilir nerde kaldı

İbo
(İbrahim Sesigüzel, 1950-2003)



Copyright © 2009 Sibel Gögen

02 Şubat 2009 Pazartesi

Landing on California




João Rodrigues Cabrilho (Juan Rodríguez Cabrillo, ca. 1499 – January 3, 1543) was a Portuguese explorer noted for his exploration of the west coast of North America while sailing for Spain. Cabrilho was the first European explorer to navigate the coast of present day California in the United States. He also helped found the city of Oaxaca, in Mexico.
The "Cabrillo National Monument" commemorates the landing of "Juan Rodríguez Cabrillo" at San Diego Bay on September 28, 1542. This event marked the first time that a European expedition had set foot on what later became the west coast of the United States. This monument was dedicated on October 14, 1913. The National Monument was listed on the National Register of Historic Places on October 15, 1966. A heroic statue of Cabrillo looks out over the bay. The statue was executed by sculptor Alvaro de Bree for the Portuguese Government in 1939, who then donated it to the United States. The sandstone monument is 14 feet (4 m) tall and weighs 7 tons (6 tonnes).

Beach Del Mar, California, 2005

Old Town, San Diego-California

Old Town San Diego is considered the "birthplace" of California. San Diego is the site of the first permanent Spanish settlement in California. It was here in 1769, that Father Junipero Serra came to establish the very first mission in a chain of 21 missions that were to be the cornerstone of California’s colonization. Father Serra’s mission and Presidio were built on a hillside overlooking what is currently known as Old Town San Diego. At the base of the hill in 1820’s, a small Mexican community of adobe buildings was formed and by 1835 had attained the status of El Pueblo de San Diego. In 1846, a U.S. Navy Lieutenant and a Marine Lieutenant, raised the American flag in the Old Town San Diego Plaza.





Old Town, San Diego-California 2005

Pacific Beaches Orange County, California 2005


The Pirates of the Caribbean, San Diego, California 2005


Seals Siesta, La Jolla Coves, California 2005


Balboa Park, San Diego-California 2005


Santa Fe, California, 2005

San Diego Bay from the top of Coronado Bridge, California-2005- Coronado Koprusunden San Diego Korfezi, Kaliforniya 2005

Beach Hotel Del Mar, Coronado Island, California 2005

“SOME LIKE IT HOT” is a 1959 comedy film directed by Billy Wilder and starring Marilyn Monroe, Tony Curtis, and Jack Lemmon. Some Like It Hot ia a classic with Marilyn Monroe, was filmed at the Hotel Del Coronado you see in the photo, and this is the beach where you can still feel the Marilyn Monroe is around you.

“BAZILARI SICAK SEVER” yönetmenliğini Billy Wilder’ ın yaptığı ve başrollerinde efsane yıldız Marilyn Monroe, Tony Curtis ve Jack Lemmon un oynadığı 1959 yapımı bir komedi filmidir.Marilyn Monroe ile klasikleşen “Bazıları Sıcak Sever” filminin seti de fotoğrafta gördüğünüz Hotel Del Coronado’ dur ve sahilde hala Marilyn Monroe yanıbaşınızdaymış gibi hissedebilirsiniz.

Copyright © 2009 Sibel Gögen
© 2008 Tüm hakları Sibel Gögen'e aittir.© All rights reserved by Sibel Gögen