Copyright © 2009 Sibel Gögen
29 Ekim 2009 Perşembe
Halic`te bir gun - A Day in Goldenhorn
Copyright © 2009 Sibel Gögen
Bozcaada -Tenedos


Copyright © 2009 Sibel Gögen
11 Ekim 2009 Pazar
Fall 2009 - Sonbahar 2009
17 Ağustos 2009 Pazartesi
Inciralti ve tembel kediler- Inciralti and the lazy cats
30 Haziran 2009 Salı
Chinese ink photos of Constance Lake - Konstanz Gölü`nden çini mürekkebi fotolar
The old Roman Castle in Bregenz, currently serves as a hotel, Vorarlberg Austria, May 2009
Lindau Harbour, Konstanz Lake, May 2009
The Diebsturm, Lindau, May 2009, Bavaria, GermanyThe Diebsturm, also called the Malefizturm or Stadtknechtsturm, was built around 1370 as the most westerly point of the old town wall. In the Middle Ages, it served as a prison. The coloured roof tiling originates from the last century.
14 Haziran 2009 Pazar
Bir Zamanlar- Once Upon A Time
Akcay, 1981, soldan saga; Ayten, Serpil, Süreyya, Semih, Sedat, SibelThese photos are taken by my mom and dad . Scanned from their original analogue B&W copies.
Bu fotograflar annem ve babam tarafindan cekildi. Orijinal analog siyah-beyaz kopyalarindan taranmistir.
...
Istanbul- Buyukada, 1971 , soldan sağa; Süreyya, Sibel, Semih
Kayseri, 29 Ekim 1975 ,
Akçakoca, 1964, soldan sağa; Güner, Alphan, Nahit
Kayseri, 1968
Kayseri, 1970, Bulent, Sibel
Ankara, 1967 Alphan, Güner
Kayseri, 1974
Ankara, 1961 , Nahit&Güner
Unye, 1975
Kayseri, 1967, Süreyya & Sibel
Izmir, Urla, 197323 Mayıs 2009 Cumartesi
Voyage to Mars - Mars' a Yolculuk
Shadow on Mars, Phaselis- Kemer, December 2008 - Mars'taki Gölge, Kemer-Antalya, Aralık 2008Even there weren’t any technical problem related with the cabin pressure, she was gradually sweating. It was still dark inside, the red exit sign was still blinking as the screen was displaying the cold, red lonely surface of Mars with crater lakes on.
She tried to breathe deeply and convinced herself that everything was in its normal course. Her tachycardia was worsening and she was feeling a disturbing nausea. Desperately looking at the red “Exit” sign, she unfastened her seat belt. The cabin pressure must be decreasing that she was in need of oxygen and fresh air. Feeling herself on a seesaw on the red rough surface before fainting, she reopened her eyes on a White Planet.
A doctor in a white coat was smiling at her tenderly. He was explaining her that a “claustrophobia” can be triggered by enclosed spaces, like the flight simulation game “Voyage to Mars” she attended in the Funfair.
© Voyage to Mars by Sibel Gögen (May 2009)
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Zeytin ağacı - Olive tree - Maslina

Yâr yâr!..
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975)
05 Mayıs 2009 Salı
THE MUSSEL HUNTER -MIDYE AVCISI
Midye Avcilari, Inciralti Balikci Barinagi, Aralik 2008, Izmir - Mussel Hunters, Inciralti fishermen`s cove, December 2008, Izmir Shouldering on the shovel and proud of his shiny treasure in the red sack, he hit the road with the old boat. The infinite blue was turning to a golden color as if the bright stars of a close galaxy were blinking in the seashore.
He had never seen a sea or mussels until he left the far village to earn enough money for his wedding. His fiancée gave him the waistcoat and the beret with tears on her eyes and warned him not to get cold. Yet, water drops were flowing over the yellow rubber boots, forming a small lake around his feet. He wrapped himself to the soaking wet waistcoat.
He dreamt of their wedding ceremony with golden jewels on her beloved’s white wedding dress. They will be sitting in one of the bright seaside cafes to order stuffed mussel served with lemon. He will gently open each black shiny shell, squeeze the lemon in them and put in her tiny pink mouth. She will be feeling the delicious taste of the each black jewel, while watching the slowly moving mussel hunters in the infinite blue.
© Mussel Hunter by Sibel Gögen (April 2009 )
Midye Avcilari, Inciralti Balikci Barinagi, Aralik 2008, Izmir - Mussel Hunters, Inciralti fishermen`s cove, December 2008, Izmir
Copyright © 2009 Sibel Gögen
27 Nisan 2009 Pazartesi
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Mâziye karışıp sevda yeminim,
26 Nisan 2009 Pazar
Bistra Voda - Berrak Su - Clear Water

Gocek Koyu-Gocek Cove, Turkey,2007
BISTRA VODA
Unutmak mı?
Pelit Tepesi - Pelit Hill, Bolaman-Turkey, July 2008
Vilnia Nehri- Vilnia River, Villnius Lithuania, February 2006
Bodrum Castle, Turkey, July 2007
Phaselis-Kemer Antalya, November 2008
Bodrum-Yalikavak, Turkey, July 2007
My sister, Vilnius River, Lithuania, February 2006
12 Nisan 2009 Pazar
Arka Bahçem ve Ilkbahar - Spring and My Backyard - Prolece i Moje Baštica - Frühling und meine Garten

Arka bahcemde menekseler, Violets in my backyard, April 2009 Ankara
Bir dilek tut! Arka bahcem, Mayis 2008 Ankara- Make a wish, My backyard May 2008 Ankara
Arka bahcemde erik agaci- Plum tree in my backyard, April 2009 Ankara
Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara, My backyard, April 2009 
yazı makinamın dişlerine.
Kâğıtta her harfi majiskülle dizilmiş
üç kelime var ;
BAHAR
BAHAR
BAHAR...
Ve ben şair musahhih
ve ben hergün
iki liraya
2.000 kötü satır okumaya
mecbur olan adam,
ve ben
neden
bahar geldi de hâlâ
muşambası kopuk
kara bir koltuk
gibi oturmaktayım?
Kasketini kendi kendine giydi kafam,
fırladım matbaadan
sokaktayım .
Yüzümde mürettiphanenin
kurşunlu kiri,
cebimde 75 kuruşum var.
HAVADA BAHAR...
Arka bahcemde erik agaci, Nisan 2009, Ankara - Plum tree in my backyard, April 2009 Ankara
Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009 Ankara
Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009, Ankara
Arka bahcemde pembe sumbuller, Nisan 2009, Ankara - Pink hyacinth in my backyard, April 2009 Ankara
Arka bahcem, Nisan 2009, Ankara - My backyard, April 2009, Ankara
10 Nisan 2009 Cuma
Rüzgar -Vetar -Wind
Blown away, Ankara April 2008
...
RÜZGÂR

Thorny cotton candy, Ankara October 2008
...Yıldızlar
rüzgâr
ve su.
Başüstünde bir gemici korosu
su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor,
yıldızlar gibi
rüzgâr gibi
su gibi bir türkü...
Nazım Hikmet Ran (Bir Gemici Türküsü)
25 Mart 2009 Çarşamba
Eski Kapı - Old Door- Stari Vrata - Das Alt Tür
Ankara Kalesi`nde mavi kapi 2008-Blue door in Ankara Castle, 2008Fazıl Hüsnü DAGLARCA (1914-2008)
Ankara Kalesi`nde eski tahta kapi, 2009 - Old wooden door in Ankara Castle 200915 Mart 2009 Pazar
Saklı Su- Verborgenes Wasser- Skriven Voda -Hidden Water
Hidden Water from the caves, Antalya Duden Falls, March 2006Saklı Su
Ürperen yaralara çıplak
Havaların değmesi
Acır.
Korkunuz nerdeyse
Bir şey söylenecek, bir şey sorulacaktır.
Sekiz sokak önceden sezmeniz
Adımlar yöneldi,
Bir daralış gönlünüzde
Ortalık karardı.
Anla sıkıntımı geç git dost,
Nedendir sorma.
Gür bitkiler altında bir benim için akar
Alıngan, onurlu
İstemez görsünler saklı su.
Behçet Necatigil (1954, Eski Toprak kitabından)
Verborgenes Wasser
Auf zuckenden Wunden nackt
Das Berühren der Luft
Die Wunde schrinnt.
Ihre Angst, dass gleich
Jemand etwas sagt, etwas fragt.
Acht Strassenzüge vorher spüren Sie,
Die Schritte naehern sich,
Eine Beengung in Ihrer Brust
Es wurde finster.
Versteh meine Unruhe, lass ich in Ruh, Freund
Frag nicht nach dem Grund.
Unter üppigem Gewaechs fliesst nur für mich
Empfindlich, selbstachtend
Verborgenes Wasser, will nicht, dass man es sieht.
Behçet Necatigil (1954)
http://www.necatigil.com/
Water among the rocks, Antalya Duden Falls March 2006
Antalya Duden Falls, March 2006
Antalya Kemer Phaselis, November 2008
Antalya Duden Falls, March 2006
Ducks, Antalya Kemer Phaselis, November 2008
Duscks, Antalya Kemer Phaselis, November 2008 08 Mart 2009 Pazar
Gölgesi - Her Shadow
Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heyecansız ki onun,
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakika durmuyor...
Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor
Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım
Ben ki bir çok kereler kırılmışım, kırmışım
The Kite Runner- Uçurtma Avcısı
The Kite and The Woman, Antalya Belek-2008, Photo taken by Bahadir Utku GOGEN "Khaled HOSSEINI" was born in Kabul, Afghanistan, in 1965 is also a medical doctor an internist. While in medical practice, Hosseini began writing his first novel, The Kite Runner, in March of 2001. In 2003, The Kite Runner, was published and has since become an international bestseller, published in 48 countries. In 2006 he was named a goodwill envoy to UNHCR, the United Nations Refugee Agency. His second novel, A Thousand Splendid Suns was published in May of 2007. Currently, A Thousand Splendid Suns is published in 25 countries. He lives in northern California.
The happy couple, Ankara, March 2008
The Kite runner, March 2008, Ankara18 Şubat 2009 Çarşamba
Sisters
Well, I dated your big sister
Well she’s got somebody new
She’s mean and she’s evil
Like that old boll weevil
Guess I’ll try my luck with you
Well, I used to pull your pigtails
And pinch your turned-up nose
But you been a growin
’And baby, it’s been showin’
From your head down to your toes
Little sister, don’t you
Little sister, don’t you
Little sister,
don’t you kiss me once or twice
Then say it’s very nice
And then you run
Little sister, don’t you
Do what your big sister done
...

Sibel & Serpil Sisters, Fatsa 2008
Sibel & Serpil Sisters,January 1972 Kayseri-Turkey
Sibel & Serpil Sisters, Istanbul 1971
07 Şubat 2009 Cumartesi
Kırmızı Balon -The Red Balloon (suluboya fotograflar - watercolor photos)
“Fransız film yönetmeni Albert Lamorisse'in çocuklar için yarattığı Kırmızı Balon adlı filmi ilk gördüğümde 20 yaşındaydım. İlerleyen yıllar içinde birkaç kez daha gördüm. Son olarak da video kopyası geçti elime. Her izleyişimde o çocukça hüznü yeniden yaşadım. Filmin kahramanı küçük Pascal, filmin bir yerinde 'balon' diye seslenir. Filmdeki tek konuşma da budur. Video bantı günlerce, kare kare izledim; ince ince notlar aldım; sonra da geçtim makinenin başına, bu kitabı yazdım. Bu güzel filmin yazılı bir öyküsü yoktu. Ama şimdi var. Elinizdeki kitap, Albert Lamorisse'in yarattığı Kırmızı Balon adlı filmin kitabıdır; sevgili küçük Pascal ile kocaman Kırmızı Balon'un yazılı öyküsüdür. Yazarken, bir amacım da, kitabı, filmin yaratıcısı Albert Lamorisse'e göndermek, onu şaşırtmaktı, sevindirmekti. Artık onun yaşamadığını nereden bilebilirdim. Bu büyük ustanın, hem de yine çocuklar için yeni bir filmin çekimi sırasında bir helikopter kazasında ölmüş olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Çok sevdiğim bu kitabımı, onun filminden aldığım birkaç fotoğrafla süslemekten kaçınmadım. Altında yattığı toprak yığınından gökyüzüne renk renk balonlar uçuran sevgili Albert Lamorisse'e adıyorum bu kitabımı.
Kırmızı Balonlar ve Çocuk, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami 2008, Ankara- The Red Balloons and The Child, National Independence and Childrens` Festival Ankara, 2008.
Balonlar ve Ben, Kayseri Cumhuriyet Meydani, 1968 Fotografi annem cekmisti- Balloons and Me, Republic Square Kayseri 1968, Photo was taken by my mom.
Balonlar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami 2008, Ankara- Balloons, National Independence and Childrens` Festival Ankara, 2008.
Baloncu, Izmir Cumhuriyet Meydani, Agustos 2008 Izmir- Balloon Seller, Republic Square Izmir, August 2008
Baloncu, Izmir Kordon, Aralik 2008- Balloon Seller, Izmir Kordon, December 2008
Mutlu Yillar, 5 Kasim 2008, Ankara- Happy Birthday, 5 November 2008 Ankara.
Kedi ve Balonlar, Aralik 2008 Inciralti Izmir - The Cat and Balloons, December 2008 Inciralti Izmir
Kocaman Mavi Balonlu Çocuk, Izmir Karsiyaka Iskelesi, Aralik 2008 Izmir- Child with The Huge Blue Balloon, Izmir Karsiyaka December 2008...
Benim balonlarım vardı
Benim balonlarım vardı
Onları kimler aldı
Mutlu bayramlar vardı
Kimbilir nerde kaldı
Dostumdu benim balonlar
Çocuklar beni anlar
O çocuklar ve o balonlar
O çocuk yüzlü bayramlar şimdi nerdeler
Hani nerde o ışıklar çocuksu sevgiler
Gitti mi yoksa yine gelir mi o günler
Nerde kaldı masallar sevgiler günler
Söylenen bütün masallara inanırdık
Onlar mı bizi kandırdı biz mi aldandık
Bayramları bekler bayramları yaşardık
Bayramlar mı eskidi bizler mi yaşlandık
Benim balonlarım vardı
Onları kimler aldı?
Mutlu bayramlar vardı
Kimbilir nerde kaldı
İbo
(İbrahim Sesigüzel, 1950-2003)
Copyright © 2009 Sibel Gögen
02 Şubat 2009 Pazartesi
Landing on California

Beach Del Mar, California, 2005
Old Town, San Diego-California
Old Town San Diego is considered the "birthplace" of California. San Diego is the site of the first permanent Spanish settlement in California. It was here in 1769, that Father Junipero Serra came to establish the very first mission in a chain of 21 missions that were to be the cornerstone of California’s colonization. Father Serra’s mission and Presidio were built on a hillside overlooking what is currently known as Old Town San Diego. At the base of the hill in 1820’s, a small Mexican community of adobe buildings was formed and by 1835 had attained the status of El Pueblo de San Diego. In 1846, a U.S. Navy Lieutenant and a Marine Lieutenant, raised the American flag in the Old Town San Diego Plaza.

Old Town, San Diego-California 2005
Pacific Beaches Orange County, California 2005
The Pirates of the Caribbean, San Diego, California 2005
Seals Siesta, La Jolla Coves, California 2005
Balboa Park, San Diego-California 2005
Santa Fe, California, 2005
San Diego Bay from the top of Coronado Bridge, California-2005- Coronado Koprusunden San Diego Korfezi, Kaliforniya 2005

Beach Hotel Del Mar, Coronado Island, California 2005
“SOME LIKE IT HOT” is a 1959 comedy film directed by Billy Wilder and starring Marilyn Monroe, Tony Curtis, and Jack Lemmon. Some Like It Hot ia a classic with Marilyn Monroe, was filmed at the Hotel Del Coronado you see in the photo, and this is the beach where you can still feel the Marilyn Monroe is around you.
“BAZILARI SICAK SEVER” yönetmenliğini Billy Wilder’ ın yaptığı ve başrollerinde efsane yıldız Marilyn Monroe, Tony Curtis ve Jack Lemmon un oynadığı 1959 yapımı bir komedi filmidir.Marilyn Monroe ile klasikleşen “Bazıları Sıcak Sever” filminin seti de fotoğrafta gördüğünüz Hotel Del Coronado’ dur ve sahilde hala Marilyn Monroe yanıbaşınızdaymış gibi hissedebilirsiniz.
































































+of+dandelion.jpg)


+of+dandelion.jpg)
+of+dandelion+1.jpg)















